Üretim endüstriyel IoT sistemleri sayesinde şekilleniyor

Türkiye’nin endüstriyel IoT alanında üretim yapan öncü teknoloji şirketi Wipelot, kuruluş tarihi olan 2005 yılından bu yana dijital dönüşümün temelini oluşturan gerçek zamanlı kişi, ekipman ve ortam izleme alanlarında yazılım, donanım ve danışmanlık hizmetleri veriyor.

Endüstri 4.0 evresinin yapıtaşı olan endüstriyel IoT, RTLS (Real Time Location System-Gerçek Zamanlı Konum Belirleme Sistemi), RFID (Radio Frequency Identification-Radyo Frekanslı Tanıma), mobil teknolojiler ve iletişim teknolojileri alanında yoğun Ar-Ge çalışmaları gerçekleştiren şirket, yüzde 100 yerli ürünler üretiyor. Wipelot CEO’su M. Rifat Ok ile gerçek zamanlı izleme teknolojileri üzerine konuştuk.

Firma olarak kendinizi Endüstri 4.0’ın hangi ayağında konumlandırıyorsunuz? Endüstri 4.0’a yönelik ne tür çalışmalar yürütüyorsunuz?

Endüstri 4.0 evresinin yapıtaşı olan endüstriyel IoT sistemleri sayesinde üretimin her bir aşamasının yeniden şekillenmeye başladığını görüyoruz. Üretimin yanı sıra tüm süreçlerde dijitalleşmeyi benimseyen işletmeler rekabet avantajı kazanacak.

Türkiye’de endüstriyel IoT alanında üretim yapan öncü bir teknoloji şirketi olarak biz de bugünün ve geleceğin dijital fabrikalarında üretimin daha verimli bir şekilde planlanması ve üretim süreçlerin iyileştirilmesi, işletmelerde ekipmanların izlenmesi, iş güvenliği için personellerin ve taşeronların takibi gibi kritik işlerin sağlıklı bir şekilde yönetilmesini sağlıyoruz.

Wipelot ile işletmelerdeki tüm varlıkların ve durumlarının görünürlüğünü sağlayıp dijitalleşme yolunda temel bir eksiği tamamlayarak ekonomik ve kablosuz bir çözüm sunuyoruz. Ayrıca ekipman ve personellerin konumlarının takibinin önem kazandığı çalışma ortamlarında olası zaman kayıplarını tespit ederek işletmelere uçtan uca izlenebilirlik imkanı tanıyoruz.

COVID-19 sektörünüzü nasıl etkiledi? Sektörünüzün geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Koronavirüs tüm dünyayı ve mevcut iş modellerini uzun vadede etkileyecek ve yeni dönemde dijitalleşmenin etkilerini çok daha yoğun olarak hissedeceğiz. Yeni teknolojilerle birlikte tüketicilerin de değerleri, davranışları ve beklentilerinin farklılaşacağını ve bu yeniliklerin yaşamlarımıza etkilerinin daha yaygın ve daha derin olacağını düşünüyoruz. Bu durum da otomatik olarak mevcut işlerimizi ve çalışma şekillerimizi değiştirecek. Bu sürecin en önemli yapı taşı ise dijital dönüşümün de temelini oluşturan Endüstriyel Nesnelerin İnterneti (IIoT) alanındaki teknolojik gelişmeler olacak.

Pek çok farklı sektörde görünmeyeni görünür hale getiren bu haberleşme sistemleri çok daha akıllı ve dijital bir üretim düzenini, daha hızlı ve verimli iş akışlarını beraberinde getirecek. Bu noktada bizler gibi teknoloji şirketlerinin önünde çok daha yoğun olarak çalışacağımız ve gelişeceğimiz günler bulunuyor. Biz de iş ortaklarımızı en güvenli ve verimli şekilde hızla yaklaşan bu geleceğe hazırlamak için artan bir ivmeyle çalışmayı sürdürüyoruz.

Firma olarak 2021 beklentilerinizden, AR-GE’ye verdiğiniz önemden ve ayırdığınız bütçeden bahseder misiniz?

Şirket olarak dijital dönüşüm ile ilgili her türlü teknolojiyi geliştirmenin Ar-Ge faaliyetlerine yeterli kaynak ayırmadan mümkün olmayacağını düşünüyoruz. Bu nedenle her yıl ciromuzun yüzde 20’sini Ar-Ge’ye ayırıyoruz. Türkiye’nin İlk 500 Bilişim Şirketi 2018 araştırmasında Türkiye merkezli IoT üreticileri sıralamasında da 4. sırada yer aldık. 2017 yılında Tasarım Merkezi Belgesi almaya hak kazanarak Türkiye’nin 48. Tasarım Merkezi olduk. 2016 yılında da TOBB tarafından belirlenen “Türkiye’nin en hızlı büyüyen 100 firması” arasındaydık.

TÜBİTAK ve KOSGEB ile ortak çalışmalar gerçekleştiriyoruz ve Microsoft’un Türkiye’deki IoT partneri konumundayız. Yapay zeka çözümlerimizle de işletmelerin özel ihtiyaçlarına yanıt veren AI-Native teknolojiler geliştiriyoruz. Bu noktada ağ teknolojileri şirketi Cisco ile IoT teknolojisi özelinde stratejik bir çözüm ortaklığımız da mevcut.

Yüzde yüz yerli sermaye ile ürettiğimiz yüksek teknoloji IoT ürünlerini birçok ülkeye iş ortaklarımızla birlikte ihraç ediyoruz. 2020’de ihracat hedefimizi daha da büyüterek Avrupa ve Amerika pazarlarında yurt dışı satış faaliyetlerimize hız verdik. 2021 yılında da ürünlerimizi endüstriyel üretim alanının en hareketli olduğu bu pazarlarda ön plana çıkarmak için çalışacağız. 2020 yılında Ultra Geniş Bant Teknolojisi (UWB) ile donanım ve çözüm üreten teknoloji firmalarının bir araya geldiği UWB Alliance’a ve benzer şekilde erişim kontrolü, konum tabanlı hizmetler ve cihazdan cihaza servisler gibi kullanım durumları için UWB teknolojisinin kullanımını destekleyen ve standardizasyon çalışmaları yürüten FiRa Consortium’a üye olduk.

2021’de de dünyada tercih edilen teknolojileri yönlendiren, adını ve kurallarını belirleyen benzer üyelikler gerçekleştirmeye ve tüm dünyaya donanım ve hizmet sağlayan çözüm ortaklarımızla iş birliklerimizi artırmaya odaklanacağız.

RÖPORTAJ :GİZEM YARALI

KOBİLIFE

Diğer Makaleler

İlginizi Çekebilir