Dayanıklı KOBİ’ler Güçlü Yarınlar

TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan ile “Dayanıklı KOBİ’ler, Güçlü Yarınlar” projesini değerlendirdik.

Suriye sermayeli 25 KOBİ’yi, 25 Türkiye sermayeli KOBİ ile eşleştiriyoruz

“Dayanıklı KOBİ’ler, Güçlü Yarınlar” projesini okuyucularımıza tanıtır mısınız?

TÜRKONFED olarak yaptığımız saha çalışmaları ile KOBİ’lerin ihtiyaçlarını tespit ediyor, ardından bu ihtiyaçlara yönelik çözüm geliştirmek üzere çeşitli projeleri hayata geçiriyoruz. Dayanıklı KOBİ’ler, Güçlü Yarınlar da bu kapsamda gerçekleştirdiğimiz bir proje. Yürütücülüğünü üstlendiğimiz projede, Hollanda merkezli sivil toplum kuruluşu SPARK ile iş birliği yapıyoruz. Projenin finansmanını ise Katar Kalkınma Fonu üstleniyor. Proje kapsamında, Türkiye’de faaliyet gösteren, çoğunluk ortaklığı veya hissesi Suriye sermayeli 25 KOBİ’yi, 25 Türkiye sermayeli KOBİ ile eşleştiriyoruz. Bu sayede iletişimi ve birlikte çalışma kültürünü geliştirmeyi hedefliyoruz. Projeyle ayrıca KOBİ’lerin afet ve pandemi gibi krizlere karşı dayanıklılığını artırmayı, dijital dönüşüm süreçlerine destek olmayı, sosyal bütünlüğü sağlamayı, ekonomik kapsayıcılığı artırmayı ve iş gücü kaybını önlemeyi de amaçlıyoruz.

Koçluk ve eşleştirme toplantıları yapmayı planlıyoruz

 Bu proje ile KOBİ’ler nasıl bir verim ve fayda elde edecek?

Dayanıklı KOBİ’ler, Güçlü Yarınlar projesi için eğitim, webinar, eşleştirme ve koçluk toplantıları olmak üzere dört ana faaliyet alanı belirledik. Yaptığımız ihtiyaç analizleri doğrultusunda faaliyetler düzenleyecek, katılımcı şirketlerin büyüme hedeflerine yönelik koçluk çalışmalarıyla iş planları hazırlayacak, eşleştirmelerle de tecrübe paylaşımı ve sosyal bütünlüğün sağlanması yolunda çalışmalar gerçekleştireceğiz. Sekiz ay olarak planladığımız bu süreçte, altı farklı modül halinde, altı çevrim içi eğitim, altı webinar ve KOBİ’lerin ihtiyaçları baz alınarak belirlenecek sayıda koçluk ve eşleştirme toplantıları yapmayı planlıyoruz.

Her bir katılımcıya yaklaşık 30 bin TL fon desteği sağlayacağız

31 Ağustos’ta tamamlamayı planladığımız projenin sonunda ise büyüme hedefleri ve yapılan analizler çerçevesinde katılımcı şirketlerin belirlenen altyapı ihtiyaçlarının karşılanması için her bir katılımcıya yaklaşık 30 bin TL fon desteği sağlayacağız. Böylece 50 KOBİ için toplamda 1,5 milyon TL gibi ciddi bir fon desteğine ulaşacağız.

“Önce Küçüğü Düşün”

KOBİ’ler özellikle kredi faizlerinin çok yüksek olmasından ve avantajlı kredilere ulaşamamaktan muzdarip. TÜRKONFED olarak siz bu konularda nasıl çalışmalar yürütüyorsunuz, KOBİ’lere hangi avantajları sağlıyorsunuz?

TÜİK KOBİ istatistikleri raporu 2020 verilerine göre, ülkemizde sanayi ve hizmet sektöründe faaliyet gösteren yedi bin büyük şirkete kıyasla 3,2 milyon KOBİ bulunuyor. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de ekonomi çarklarının dönmesinde ve tedarik zinciri güvenliğinde KOBİ’lerimiz stratejik önem taşıyor. Biz de TÜRKONFED olarak 2011’den bu yana “Önce Küçüğü Düşün” diyoruz çünkü KOBİ’ler ekonomimizin de en kırılgan yapı taşları. Pandemi dahil her türlü krizler doğrudan KOBİ’lerimizin yatırım ve üretim tercihlerini etkilerken, istihdam ve ihracatta da frene basmalarına neden oluyor. Bu süreçte ülkemizin demokratik reform paketi ile bir hibe paketine de ihtiyaç duyduğunu, her platformda yüksek sesle dile getiriyoruz. Ekonomi yönetimimiz, ilgili kamu kurum ile kuruluşlarımızın üst düzey yöneticileri ile pandemi döneminde gerçekleştirdiğimiz çevrim içi Ortak Akıl Platformu toplantılarında da konuyu aktarıyor, çözüm önerilerimizi de paylaşıyoruz. Kredi erteleme ve öteleme paketleri ile pandemi döneminde yürünecek yol yüründü. İşletmelerimiz için bu dönemde hibe paketinin, yani karşılıksız geri ödemesiz, dünyanın gelişmekte olan ülkelerindeki gibi desteklerin devreye alınması gerekiyor.

 Anadolu’daki KOBİ’lerimizin finansmana erişim konusunda ciddi sıkıntılar yaşıyor

KOBİ’lerle ilgili hemen her gün bir proje, bir kredi gelişmesi, bir olumlu düzenleme olduğu haberlerini duyuyor, okuyoruz. Ve fakat KOBİ’lere mikrofonu uzatınca bunların hiçbirinden yararlanamadıklarını, bunlardan yararlanabilmek için önkoşulların çok çetrefilli olduğunu; zaten bu koşullara sahip KOBİ’lerin bu ve benzeri proje, kredi gibi olaylarla işi olmayacağını ifade ediyorlar. Siz konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz TÜRKONFED olarak? Bu konuda elinizde bir veri, araştırma, istatistik var mıdır? Böyle bir araştırma yapmayı düşünüyor musunuz?

Pandemi döneminde gerçekleştirdiğimiz araştırmalarda, KOBİ’lerimiz merkezde alınan kararların sahaya tam yansımadığını aktarmış, kredi ve desteklere ulaşamadıklarını dile getirmişlerdi.  Özellikle ekonomik aktivitenin yavaşlamasıyla birlikte Anadolu’daki KOBİ’lerimizin finansmana erişim konusunda ciddi sıkıntılar yaşadığını tespit ettik. Bu dönemde sadece KOBİ’lerimiz değil kadınların iş hayatına katılımları ile kadın girişimciliği konusunda da araştırma ve anket çalışmaları ile sorunları tespit edip, çözüm odaklı önerilerimizi karar vericiler ve kamuoyu ile paylaşıyoruz. 2020 yılı pandemi koşullarından dolayı çok zor bir yıl oldu. Geçen yıl kredi maliyetlerinin düşüklüğü ve bolluğu ile bir genişleme yaşandı. Bu yıl ise kredi maliyetlerindeki artış nedeniyle KOBİ’lerin bu kanalı kapandı. Diğer taraftan, bazı borçların ötelenmesine dair düzenlemeler ve sınırlı destekler can suyu olsa da ekonomik ve toplumsal hayatta bir nebze nefes alınmasını sağlamanın yolu daha kapsamlı desteklerden geçiyor. Vergi öteleme ve kredi yapılandırma gibi dönemsel aksiyonların sürdürülebilirliği bulunmuyor. Pandeminin başından bu yana yaptığımız saha çalışmalarında da yakından gördüğümüz üzere, artık işletmelerimizin finansmana erişim sıkıntıları ve ödeme sorunlarına, doğru ve etkin destek mekanizmaları ile çözüm üretmekten başka çıkış yolumuz yok. Çünkü KOBİ’lerimizin önümüzdeki dönemde daha fazla doğrudan desteğe ihtiyacı olacak. Bu dönemde can suyunu veremezsek yarın aşı ile birlikte pandemi hafifleyip ekonominin çarklarını çevirmeye çalıştığımızda zor dönemde veremediğimiz can suyunu çok aramak zorunda kalırız.

Dijital ve yeşil dönüşüm odaklı bir ekonomik model

Dijital ve yeşil dönüşüm odaklı bir ekonomik model; ülkemiz, ekonomimiz ve KOBİ’lerimizin rekabetçiliğinde aradığımız kaldıraç. Pandemi sonrası, ekonomik toparlanmayı sanayimizi dönüştürmek için kullanmalıyız. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de KOBİ’ler, toplam çevresel etkinin önemli bir kısmını üretiyor. Bununla birlikte KOBİ’ler, düşük karbonlu ekonomiye geçişte, kaynak verimliliği ve döngüsel ekonomi uygulamaları ile yeşil dönüşümün katalizörü olma potansiyeli de taşıyor. Dijitalleşme gibi yeşil dönüşüm de KOBİ’lerin rekabetçiliğinde önemli bir kaldıraç. KOBİ’lerin dijital ve yeşil dönüşüm yolculuğuna rehberlik edecek politikalar, süreci hızlandıracak destek ve teşvikler ile ele alınmayı gerekli kılıyor. KOBİ’lerin eko-tasarım ve dijitalleşme kanalları ile eğitim ve beceri seviyelerini artırmak, başarılı olan en iyi uygulamalardan ders alabilecekleri platformları oluşturmak, endüstriyel iş birliklerinde farklı paydaşlar ile birlikte çalışmalarını sağlamak için yönlendirme yapmak gerekiyor. Dijitalleşme ve yeşil mutabakat çerçevesinde, hazırlıkları yapılan kalkınma yolculuğunda, ülke olarak söylemden eyleme geçme zamanının tam da bu zaman olduğuna inanıyorum. TÜRKONFED olarak, özellikle dijitalleşme farkındalığı yaratarak teknolojiyi etkin kullanmalarını sağlamak, dijital ve finansal okuryazarlık seviyelerini artırmak, e-ticaretten ihracata yetkinlik kazandırmak ve yeni iş modellerini geçişlerine yardımcı olmak amacıyla projeler yürütüyoruz. Bunu da kapsayıcı ve katılımcı iş birlikleri ile ulusal ve uluslararası paydaşlarımızla birlikte değer yaratma misyonu ile gerçekleştiriyoruz.

ÖZEL HABER 

Ahmet Doğan-KOBİLIFE

Diğer Makaleler

İlginizi Çekebilir