Sizi İnovasyon Kurtaracak!

Rekabet arenasında kırmızı okyanus-mavi okyanus stratejileri şirketlerin hareket kabiliyetleri açısından oldukça önemlidir. Kısaca açıklamak gerekirse:

Kırmızı Okyanuslar, günümüzde mevcut olan endüstrilerin tümünü temsil etmektedir. Endüstrinin sınırları belirlenmiş ve kabul edilmiştir. Oyunun rekabet kuralları bilinir. Amacı rekabete galip gelmek, değer-maliyet değiş tokuşu yapmaktadır. Mevcut talebi kendi için kullanmaya odaklanır. Pazar kalabalıklaştıkça, kar ve büyüme olasılığı azalır.

Mavi Okyanuslar, açılmamış pazar alanı, talep yaratma ve yüksek karlı büyüme fırsatı olarak tanımlanır. Amacı rekabeti anlamsız kılmak, değer-maliyet değiş tokuşunu yıkmaktır. Mavi okyanusların birçoğu mevcut endüstrilerin sınırlarını genişleterek kızıl okyanuslardan yaratılır. Mavi okyanuslar rekabete ilgisizdir, çünkü oyunun kuralları belirlenmeyi beklemektedir.

İki Seçenek Ayrı Avantajlar

Bir girişimci, kırmızı okyanus stratejisi ile yolculuğuna başladığında, rekabet arenasının çetin yollarından geçmek zorundadır. Ancak avantaj olarak değerlendirebileceği birçok fırsat da yolculuğun daha ilk başında elinin altındadır. Bu avantajların başında arz talep dengesi bulunmaktadır. Denenmiş, daha önce çok kez deneyimlenmiş, yazılı olmasa da kuralları olan sektörün çarklarından biri olmak bazı girişimcilere büyük kolaylıklar sunabilmektedir.

Mavi okyanus stratejisi de karşıdan bakıldığında olmayan Pazar alanını tüketiciye sunup, tekelleşme gibi algılansa da bu tip organizasyonlarda da hakim olan belirsizlik girişimciler için bir dezavantaj olarak karşımıza çıkmaktadır. Evet, olmayan bir fikri veya ürünü piyasaya sürmek tekelliktir. Ancak tüketicinin ürüne olan talebini anlayabilmek, ürün algısı kurgulamak, ihtiyaç ortamı oluşturmak kısacası her şeye sıfırdan başlamak anlamına da gelebilmektedir.

Dolayısıyla satış ve pazarlama stratejilerinde hangi okyanusta yer alırsanız alın adımları doğru atmak önemlidir. Birinin bir diğerinden kolay olduğunu bugüne kadar kimsenin söylemeye gücü yetmemiştir.

SADECE…

Seçiminizi hangi stratejiden kullanmış olursanız olun, rekabet arenasının asıl belirleyicisinin İNOVASYON olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. İnovasyon, yeni fikirlerin ve buluşların ekonomik alanlara uygun bir şekilde uygulanmasıdır ve sanılanın aksine sadece mavi okyanusun bir parçası değildir.

Örneklerle açıklamak gerekirse:

Kırmızı Okyanus için, farklılık yaratacak ürünlerin ve/veya fikirlerin, tüm girişimcilerin kafa yorduğu açık ara en önde giden en önemli düşünce olduğunu söyleyebiliriz. Farklılaşmak ve o farklılığı her iki stratejide de satabiliyor olmak çok değerlidir. Bugün hemen hemen her yerde karşımıza çıkan sandalyeyi örneklendirelim. Sayısız renk çeşidinde ve şeklinde sandalye var. Fonksiyonel olarak sadece oturma eylemini gerçekleştirmemiz için kullandığımız sandalyenin bu kadar çeşitlenmesindeki ana faktör talebin farklılaşmasıdır. Oyun sandalyesi, açılıp kapanan sandalye, şekilden şekile girebilen – uzayıp kısalan sandalyeler vs. bunların hepsi ilk üretimlerinde bugün bizim kırmızı okyanus diye değerlendirdiğimiz pazarın mavi okyanuslarıydı ve zamanla kırmızı okyanusa geçtiler. Bilgisayarların kullanımı bu kadar yaygın değilken oyun sandalyesine ihtiyaç yoktu ya da evlerimiz her geçen gün metrekare olarak küçülmeden önce açılıp kapanan sandalyelerin hayatımıza girmesi gerekliliği henüz ortaya çıkmamıştı. İşte bu ihtiyaçlar kırmızı okyanusun tasarımsal açıdan inovasyon gerçekleştiren ilk etapta da kendi mavi okyanusunu oluşturmuş girişimcilerin yenilikçi tasarımlarıyla karşılandı.

Mavi Okyanusun en büyük handikapı sandalye örneğinde de görebileceğimiz gibi taklittir. Mavi okyanusunu yaratıp yola çıkan biri kısa zamanda taklit edilerek tekelliğini kaybedebilir ve stratejisi bir anda kırmızı okyanusa dönebilir. Taklit riski inovasyon için en büyük risk faktörüdür. Sandalye örneğinde gördüğümüz gibi açılır kapanır sandalye üretmek sandalye üretiminin kırmızı rekabetinde mavileşmenin bir örneğidir. Ve inovatif bir gelişim olarak korunmaya muhtaçtır.

Şu unutulmamalıdır, sadece olmayanı var etmek bir inovasyon değildir. Var olana tasarımsal bir farklılık, açılır kapanır gibi bir özellik getirmek de inovatif bir gelişmedir. Stratejinizin mavi veya kırmızı oluşu avantajı ve dezavantlarıyla değerlendirildiğinde inovasyonun rekabetin gerçek ve asıl belirleyicisi olduğu net bir şekilde görülecektir.

Girişimci KOBİ’lerin inovatif eylemler olarak ortaya koydukları tasarım ve faydalı modellerde taklit riskine karşı tescil belgeleriyle korunabilmekte ve üreticisine karşı büyük avantajlar sağlayabilmektedir.

Özlem Arslan Kart/Üstün Patent Kurucusu

KOBİLIFE

 

Diğer Makaleler

İlginizi Çekebilir