Seçkin: Üreticilerin hedeflerine ulaşmak için tercih edecekleri ilk şirket olmayı hedefliyoruz

İstanbul’da 2010 yılında kurulan GNC CNC Makine Teknolojileri; VICTOR Taichung, NAKAMURA-TOME, GROB ROMI, VISION WIDE, VONGHLER ve LICO gibi yüksek hız ve kaliteye sahip takım tezgâhlarının Türkiye distribütörlüğünü başarıyla yürütüyor. Genç ve dinamik bir ekibe sahip şirketin genel müdürü Emre Seçkin, sektör hakkında merak edilen soruları yanıtladı.

GNC Makine’yi tanıtır mısınız?

 

GNC Makine, 2010 yılında kurulmuş bir şirket. Takım tezgahları sektöründe, talaş imalat sanayiinde faliyet gösteriyor. Temsilcisi olduğumuz markaların genel distribütörlüğü ile satış ve servis hizmetlerini veriyoruz. Victor Tachung, Nakamura- Tome, Romi ve henüz bir ay önce anlaşma imzaladığımız Alman menşeili firma Grob gibi markaların Türkiye distribütörüyüz. Üreticilere, müşterilerimize üretimlerini yapabilmeleri için, hedeflerini tutturabilmeleri için ve Türkiye’nin üretim kapasitesine destek olabilmek için bu makinaların ithalatını yapıyoruz. Aynı zamanda bu makinaların servis hizmetlerini veriyoruz. Sadece makina satmayla değil, müşterilerimizin tüm ihtiyaçlarını karşılayacak danışmanlık hizmeti de veriyoruz. Üreticiler bize herhangi bir parçanın üretimiyle ilgili bir soru sorduklarında biz, o parçanın anahtar teslim şekilde hangi yöntemlerle üretilebileceğini, hangi makina kullanılması gerektiğini,  ne tür fikstürleme ve takımlandırma ihtiyacı olduğunu ortaya çıkarıp onlar için komple projeler sunuyoruz.

Elbette sattığımız ürünlerin ardından da servis hizmetlerini layıkıyla vermeye çalışıyoruz. Bu makinaları kullanan CNC operatörleriyle de ilgili yoğun bir çalışmamız var. Dolayısıla üreticiler makina aldıktan sonra hem makinaları layıkıyla kullabilmeleri için hem de üretim sürekliliğini arttırabilmeleri için eğitimler düzenliyoruz. Dolayısıyla üretime dair müşterinin bizden istediği her tür konuya ve soruna çözüm üretmeye çalışıyoruz.

Müşterilerimiz her şeyden önce iş ortağımız

Biz müşterilerimize her şeyden önce bir iş ortağı olarak bakıyoruz. Amacımız zaten sektörümüzde üreticilerin hedeflerine ulaşmalarıiçin tercih edecekleri ilk marka olmak. Dolayısıyla konu yalnızca bir makinanın satışı değil, üretimde kullanılacak her türlü ihtiyacın tarafımızca karşılanması aynı zamanda.

Ürün ve hizmetleriniz hakkında bilgi verir misiniz?

Üretim biliyorsunuz çok farklı unsurları içeren faaliyetlerdir. Dolayısıyla sadece makinayı almanız yeterli olmuyor. O makinanın üreteceğiniz ürünün teknik çiziminden başlayıp takımlarının ne tür takımlardan seçilmesi gerektiği gibi o makinanın tüm özelliklerini, verimliliklerini kullanabilmemiz için ilave bir çaba gerekiyor. Biz, müşterilerimize bu yönde destek olmaya çalışıyoruz. Sadece makinanın satışı bizim ana konumuz değil. Onlara danışmanlık hizmeti de vererek bir nevi aslında üretime destek olmak ana amacımız. Tabii dijitalleşme tarafında da ciddi yatırımlarımız ve uygulamalarımız var. Sadece üretim ve kalitesi anlamında değil örneğin robotlu otomasyon çözümleri gibi uygulamalarımız da var. Grup şirketlerimizden bir tanesi yakın zamanda online parça satışıyla ilgili çalışmalara başladı. Onları da zamanla hayata geçireceğiz.

Genç ve dinamik ekip, çözüm odaklı sistem

Rakiplerinizden sizi ayıran özellikleriniz nelerdir? Müşteriler sizi neden tercih etmeli?

GNC Makina çok genç ve dinamik bir şirket. Motivasyonumuz çok yüksek. Genç bir ekipten oluşuyoruz. Öncelikli olarak çalışma motivasyonumuz ve hevesimiz çok yüksek. Burada aslında şunu da söyleyebilirim. Müşterinin sesini çok önemli bir ölçüde dinliyoruz. Yaptığımız her işlemden sonra, anlaştığımız bir şirket vasıtasıyla müşteri memnuiyetini ölçen anketler yapıyoruz. Bu anketleri çok sıkı bir şekilde takip ediyoruz. Verdiğimiz hizmet sonrasıda o hizmetin müşteri tarafından nasıl ölçümlendiğini öğrenmeye çalışıyoruz. Bildiğim kadarıyla bunu Türkiye’de yapan tek firmayız. Müşterinin sesisni dinlemek bizim için çok önemlive bu konuda fark yarattığımızı düşünüyorum. Şuan yüzde 98 oranında bir müşteri memnuniyetimiz var. Aynı zamanda müşteri tavsiyesi skorunu da ölçüyoruz. Bunu da Türkiye’de ölçen tek firmayız. Müşterinin sesini dinlediğinizde ve hemen bir cevap aldığınızda, bir eksiğimiz varsa hemen süreçlerimizle ilgili optimizasyon yapıyoruz. Bunun dışında 60 dakikada ilk temas hedefimiz var. Bu da önemli bir hedef çünkü sanayi üretiminde makinaların herhangi bir sebepten dolayı duruş yapması istenmeyecek bir durum. Ve duruş süresi uzadıkça üretim kapasitesiyle ilgili bir sorun yaşanıyor. Bunu en aza indirebilmek için şöyle bir tahaahütümüz var, 60 dakikada ilk temas diyoruz. Bize herhangi bir iletişim yoluyla bir talep geldiğinde maksimum 60 dakika içerisinde onlara geri dönüş sağlamış oluyoruz. Çünkü bazı durumlarda arızanın uzaktan çözülmesi mümkün oluyor. Her zaman randevu alıp gitmemize gerek kalmayabiliyor. Bu da müşterileerimizden olumlu geri bildirim aldığımız konulardan bir tanesi. Çok beğendikleri bir uygulama.

CNC operatörleri görünmez kahramanlar…!

Akademi ve CNC oporatörlerinin gelişimi için çok ciddi çalışmalarımız var. Bu çalışmalar ilerleyen dönemlerde gittikçe artacak. Çünkü 24 Mayıs gününü CNC operatörler günü olarak kutluyoruz. Buradaki amacımız aslında bu pozisyonda çalışan arkadaşlarımızın üretimle ilgili farkındalıklarını arttırmak. Ve şöyle düşünüyoruz, hem Türkiye’nin ihracat potansiyelinde hem üretim potansiyelinde görünmez kahramanlar CNC operatörleri. Buradaki teknik ekipteki arkadaşlarımızın doğru şekilde eğitilmesi, onların üreticiler adına da istenen verimi sağlayabilmesi adına çok ciddi çalışmalarımız var.

Gelecek 10 yıl içinde kendinizi bu pazarda nerede görmek istersiniz? Bu anlamda hedefleriniz nelerdir? Yatırımlarınızdan da bahsedebilir misiniz?

Dediğim gibi, vizyonumuz çok net. Üreticilerin kendi hedeflerine ulaşmaları için tercih edecekleri ilk şirket olmayı hedefliyoruz. Herhangi bir seviyede talaş imalatı yapan bir firma varsa istiyoruz ki üretimle ilgili akıllarına her ne gelirse arayacakları ilk şirket biz olalım. Tabii bu büyük bir hedef ve bunun için çok çalışıyoruz. Uzun vadeli yatırım planlarımız var. Yakın zamanda bir tesis yatırımı yaptık. 2000 metrekarelik yeni ofis binamıza Ağustos ayı itibariyle taşınacağız. Orada eğitim alanlarımız, showroomumuz, makinaları gösterip uyguluma yapabileceğimiz, AR-GE çalışmaları yapabileceğimiz alanlarımız mevcut. Bu, sektöre ciddi bir soluk getirecek. Şuanda bu tür bir tesise sahip olan bir firma yok. Bizim orada şöyle bir imkanımız da olacak, iş ortaklarımızla hem makinaların yapılması hem eğitimlerinin verilmesi anlamında ciddi bir yol katedeceğiz. Bunu da son çeyrekte aktif bir şekilde uygulamaya başlayacağız. Dijitalleşmeyle de ilgili ciddi yatırımlarımız var. Yaklaşık bir ay içerisinde uygulamaya geçecek bir mobil uygulamamız var. Bu uygulama ile ilgili amacımız, üreticiler makinalarla ilgili bir sorun yaşadıklarında bu uygulama ile arıza kaydı çözümleri, uygulama kitapçıkları gibi videolara ve içeriklere ulaşabilecekler. Arttırılmış gerçeklik ile ilgili yatırımlarımız var.

Türkiye’yi bir merkez haline getirmek istiyoruz

Daha global hedeflerimiz de var. Türkiye’yi bir merkez haline getirmek istiyoruz. Türkiye çevresindeki ülkelere, uyguladığımız projeleri satmak istiyoruz. Bu sadece makina satışı gibi değil, verimlilik artışıyla ilgili veya fabrikalardaki otomasyon hizmetleriyle ilgili bir danışmanlık hizmeti satışı olacak. Türkiye gerçekten üretim kapasitesi ve kabiliyeti bakımından önemli bir ülke. Kalitesi yüksek üretimler yapabiliyoruz. Bunları doğru kullanabilirsek hem üretim hem de ihracat hacmimizi arttırabileceğimizi düşünüyorum. Bu konularla ilgili orta ve uzun vadede yatırım planlarımız mevcut.

KOBİ’lere ne gibi bir mesaj vermek istersiniz?

KOBİ’ler Türkiye üretim kapasitesinin yüzde 99’unu oluşturuyorlar. Müşteri profilimize de baktığınızda genellikle KOBİ düzeyindeki firmalara hizmet veriyoruz. Bir tane tezgah alan müşterilerimiz de var, 15-20 adet tezgah alan müşterilerimiz de var. Baktığımızda KOBİ’ler için en önemli gelişim alanı bu dijital dönüşüme ayak uydurmaları. Çünkü hem endüstri 4.0 uygulamaları hem özellikle pandemi döneminde bunun önemi ortaya çıktı. Geçenlerde Türkiye dijitalleşmesiyle ilgili bir rapor yayınlandı. Son iki senedir inanılmaz bir artış var. Fakat halen dünya genelinde baktığımızda Türkiye’nin orta seviyede olduğunu görüyoruz. Bu da demek oluyor ki buna ciddi şekilde odaklanmamız lazım. Genellikle KOBİ tarafında bu tür yatırımlar biraz ürkütücü yatırımlar oluyor. Başta ödenmesi gereken ilk yatırım maliyetleri yüksek diye düşünülüyor ve genellikle öteleniyor. Biz diyoruz ki korkulacak bir durum yok. Doğru planlamayla, doğru stratejiyle daha da hızlanabilir bu konu. Bu noktada özellikle KOBİ’lere danışmanlık hizmeti veriyoruz. Üretim seviyeniz arttığında hemen gelip yeni bir makina almak değil de, üretiminizin verimliliğini inceleyip yeni makina alınmadan da istenilen seviyeye gelinebilir mi, bunun incelenmesi gerekiyor. Biz de bu konuda destek veriyoruz. Bazen makina talebiyle gelen müşterilerimize makina satmadığımız ve bu konuda yönlendirerek üretim sürecinde bir değişiklik yaparak elde ettiğimiz verimlilik artışı ile makina almasına gerek kalmadığı anlamında da danışmanlıklar verdik. Onları iş ortağı olarak gördüğümüz için tek odak noktamız makina satmak değil, üretimin kalitesini ve seviyesini arttırabilmek. Bu sebeple kobilere öncelikli olarak verdiğimiz tavsiye, dijital alandaki hedeflerini geliştirmeleri.

KOBİ’lere tam destek

Bizim makinalarımız maliyetli makinalar elbette.  Geri dönüş süreleri orta ve uzun vadede maliyetli olan makinalar bunlar. Buralarda ödeme esneklikleri, alternatif ödeme seçenekleri sunuyoruz. Talep edilen durumlarda makina kiralaması da yapıyoruz. Dolayısıyla amacımız, işin aksamayacağı şekilde onlara bir çözüm üretebilmek. Daha önce bahsettiğim gibi, KOBİ’ler tarafında genellikle CNC operatörü ve personel ile ilgili sıkıntılar oluyor. Bu noktada biz aslında aracı konumundayız. Eleman ihtiyaçlarıyla ilgili kendi akademimizde verdiğimiz eğitimlerle müşterilerimizin ihtiyacı olan kapasitede CNC oparatörlerinin istihdamı için destek sağlıyoruz. Bizim yalnızca ince ayarlarla değil, onların bilgi birikimleriyle verimliliklerini daha iyi nasıl artırabileceklerine dair hizmet vermemiz gerekiyor.

Son olarak okuyucularımızla paylaşmak istediğiniz herhangi bir şey var mı?

Ben tekrar CNC operatörleriyle ilgili olan odağımızı tekrar edebilirim. Bir sosyal sorumluluk görevi olarak edindiğimiz bir görev. 24 Mayıs gününü de dünya CNC operatörleri günü olarak kutlamaya başladık. Amacımız buradaki farkındalığı arttırmak. Önümüzdeki süreçte liselerle webinar çalışmalarımız olacak. Dediğim gibi biz CNC operatörlerini bu üretim kapasitemizde ülkenin ihracat potansiyelinde görünmez kahramanlar olduğunu düşünüyoruz. Bu anlamdaki odağı arttırmaya, eğitim ve çalışma şartlarındaki desteğe yönelik çeşitli projeler gerçekleştirmeye önem veriyoruz.

ÖZEL HABER

Ahmet Doğan-KOBİLIFE

Diğer Makaleler

İlginizi Çekebilir