Özlem Arslan Kart yazdı: Tesadüf değil başarı

2019 yılının sonunda başlayan küresel salgın hayatı durma noktasına getirdi. Ülkemiz de bu durgunluğu yaşayan ülkeler arasında yerini aldı. Birçok sektör ciddi zararlar alırken özellikle üretim yapan firmalar hammadde, lojistik gibi ihtiyaçlarında gerçekten sıkıntılar çekti. Çin’de çıkan salgının ülkemizle birlikte tüm dünyaya olan etkisi ve sıkıntısı, yine Çin’den ithal edemedikleri hammadde ve/veya ürün ihtiyaçları nedeniyle ile ikiye katladı. Tüm üretim ve dağıtım ağı bu sıkıntılarla baş etmek zorunda kalırken, Ar-Ge faaliyetleri daha önce görülmemiş biçimde önem kazanarak hızlandı. Ülkeler pandemi koşullarını fırsat bilerek yatırımlarını Ar-Ge faaliyetlerine yönlendirdi. Aşı savaşlarında duymaya alışık olduğumuz PATENT kelimesi artık herkesin bildiği bir kelime haline geldi. Aşılar, Elon Musk’ın uzaya fırlattığı SpaceX, çip tartışmaları, robotlar gibi birçok inovatif eylem dünyanın durduğunu düşündüğümüz 2020 yılında gerçekleşti. Başka bir deyişle inovasyon kendi döngüsünde devam etti ve zamanın ötesine geçerek asla ve asla durgunluk yaşamadı.

2020 PCT Sayıları

İnovasyonun durmadığı ve asla duramayacağı da patent başvuru sayılarıyla bir kez daha kanıtlandı. Avrupa Patent Ofisi (EPO) tarafından her yıl hazırlanan patent raporu, bahsettiğimiz gibi inovasyonun bol bol konuşulduğu 2020 yılı içinde geçtiğimiz haftalarda yayınlandı. Rapora göre, 2019 yılında 181 bin 406 adet olan toplam patent başvuru sayısı, 0.7’lik bir artışla 2020’de 180 bin 250’ye yükseldi. Pandeminin etkisini inovasyon odağında neredeyse olumlu karşılayan ülkeler yine patent arenasında boy ölçüştü. ABD, 44 bin 293 patent başvurusu ile ligde birinci sıraya yerleşirken, aşı ile adından bahsettiren Almanya 25 bin 954 başvuru ile ikinci sıraya yerleşti. Japonya 21 bin 841 başvuru ile üçüncü, salgının çıkış noktası ve bir diğer aşının sahibi Çin 13 bin 432 başvuru ile dördüncü, Fransa ise 10 bin 554 başvuru ile beşinciliğe yerleşti. Ülkemiz ise 594 patent sayısı ile yirmi dördüncü sırada yerini aldı.

Elini Taşın Altına Koymalı

2020 yılında dünyanın konuştuğu inovatif eylemlerle patent ligindeki ülkelerin eşleşiyor olmasını rastlantısal olduğunu düşünenler hata eder. Çünkü bu ülkeler inovasyonun odağında gelişmeler yapmaya odaklanmış ve kültür edinimi sağlayarak inovasyonu sürdürülebilir kılmışlardır. Örneğin, ülkemizi ele alalım, her zaman söylediğimiz gibi biz yeniden bir şey üretmek konusunda yeterli ilerlemeyi henüz gösterememiş ülkeler arasındayız. Ülkemiz perspektifinden bakıldığında bile bizden neredeyse 90 katı daha fazla patent başvurusu yapan ABD’den çıkan inovatif eylemlerin, neredeyse 50 kat daha fazla patent başvuru yapan Almanya’nın başarısının tesadüf olmadığını görebiliriz. Bu bir başarıdır ve bu başarı sayesinde uzun yıllardır EPO tarafından yayınlanan raporda ülkeler sıralamasında çok büyük değişiklikler olmamıştır. İşte, bu yüzden 85 milyonluk bir popülasyona sahip, nüfusun çok büyük çoğunluğu gençlerden oluşan ve yüzün üzerinde üniversitesi olan bir ülkenin bu başarıları tesadüf sayması değil, bu başarılardan yeni politikalar üretmesi gerekmektedir! Başarmanın tesadüf olduğunu düşünmek, pandeminin veya herhangi bir krizin etkisinde üretemedik, geliştiremedik demek bunlar ülkenin gelişiminin en büyük engelleridir… Bu engellerin FARKINDA OLUP, şimdi elin taşın altına koymalı ve inovasyon kültürünü mikro çevreden makro çevrelerimize kadar yaygınlaştırarak, patent liginde hedefler belirleyip harekete geçme zamanı!

Özlem Arslan Kart/Üstün Patent Kurucusu

ÖZEL HABER

Ahmet Doğan-KOBİLIFE

Diğer Makaleler

İlginizi Çekebilir