Restoran kalitesinde paket servis

Mutfak ekipmanı gerektirmeyen ve servis elemanına ihtiyaç duyulmayan sıcak öğle yemeği ve kurumsal yemek hizmetiyle, firmaların yemek maliyetlerini düşürerek, çalışanlara gurme yemek deneyimi sunan Meal Box firması CEO’su Murat Demirhan ile paketlenmiş hazır-taze yemek üzerine sorularımızı cevapladı.

Meal-Box ne amaçla kuruldu? Yemek aboneliği modeline geçiş fikri nasıl ortaya çıktı? 

Ana faaliyet konumuz paketlenmiş hazır-taze yemek. Bunlar sağlıklı hazırlanmış ev yemekleri, diyet menüler ve gurme lezzetler. Bu yemekleri abonelik modeliyle ağırlıklı iş yerleri olmak üzere, sıcak ve soğuk olarak kapıya teslim ediyoruz. Fiziksel restoranlarımız yok, sadece yemek servisi hizmeti veriyoruz. Hem kurumsal hem bireysel müşterilere uygun aboneliklerimiz var. Meal Box 2014 yılının Haziran ayında 5 dağıtım noktası (şube) ile sıcak ev yemeklerini paket servis hizmeti vermeye başladı. Büyümemizde en etkili olan nokta, modelin çok kolay ve düşük maliyetle büyütülebilir olmasaydı. 1 yıl içinde 30 dağıtım noktasına ulaştık ve günlük 1.500 online sipariş alma seviyesine ulaştık.

2015 yılının başında bayilik modeline geçtik ve bu süreç büyümeyi hızlandırdı. Güçlü büyümeye rağmen, finansmanı devam ettirememek (darbe girişimi olumsuz etkiledi) ve iş modelindeki birim karlılık sorunları nedeniyle, model değişikliği yaparak çeşitli iyileştirmelere gittik ve 2017 yılında abonelik modeline pivot ettik. Hem yatırımcımızın hem çalışanlarımızın hem de kendimizin bu işe olan inancı tamdı. Bu yüzden iş modelimizi değiştirerek devam etme kararı aldık.

Bireysel ve kurumsal abonelik modeli fikriyle, toplu yemek siparişleriyle daha uygun fiyat etiketiyle müşteri sayımızı artırmayı hedefledik. İlk etapta bu modelle Turkcell’in Küçükyalı ofisine 5 hafta boyunca toplam 30 bin öğün yemek sunduk ve bu işi takiben abonelik sistemini açmaya karar verdik. Bu adımı atarken özellikle yemek (catering) şirketlerinin hedef kitlesi dışında kalan daha küçük şirketleri ve sürekli gelir akışını hedefledik.

Gelir seviyesi daha yüksek olan semtlerde karlılığı yakaladık. Yemek aboneliği modelimiz, her gün ofislerde ve evlerde yaşanan  “Bugün ne yesem?” krizine çözüm sunan alternatiflerimizle büyüdük.Pandemi dönemiyse bizim için tam fırsat oldu. Kısıtlamaların gelmesi, restoranların kapanması ve tamamen paket servise geçilmesi bizim için bir dönüm noktası oldu diyebiliriz.

Girişimcilik sizin için ne ifade ediyor? 

Profesyonel iş hayatının 10 yılını Procter&Gamble firmasında çeşitli satış ve pazarlama görevlerinde geçirdim ve 2011 yılı itibariyle internet tabanlı teknoloji girişimlerine odaklandım. Bir indirim sitesi girişimine Genel Müdür ve ortak olarak katıldıktan sonra, gıda ve yemek alanında fırsat gördüm ve bu alana odaklandım. 2013 yılında ilk girişimim olan market alışveriş işi Onlinemarket.com’u ve onun devamında Meal Box’ı ortaklarımla birlikte kurdum. Yani aslında Türkiye’de güvenli profesyonel kariyerimi bırakarak girişimciliği seçtim.

Girişimciliğin benim karakterime daha uygun olduğunu düşündüm. Daha dinamik ve bireysel performansın sonuçlara direkt etki ettiği bir çalışma şekli. Öte yandan daha riskli, stabil olmayan ve Türkiye gibi ülkelerde hiç beklenmeyen faktörlerin negatif etkilediği bir macera.Amacım sürdürülebilir, başarılı ve karlı bir iş modeli ve bir şirket yaratmaktı ve geldiğimiz noktada bunu başardığımızı söyleyebilirim.

Projenizi geliştirirken olmazsa olmaz dediğiniz prensip veya yöntemleriniz ne oldu? 

Projemizi geliştirirken tüketicinin beklentisini ve ne yemek istediğini biliyor olmamız prensibimizdi diyebilirim. Vermiş olduğumuz hizmet talep ve beklentiye göre şekilleniyor.Bugüne kadar beslenme alışkanlıklarındaki çeşitliliği ve ihtiyaçları dikkate alarak, ‘Meal Box’ta herkese uygun seçenek var’ dedik. İnsanların neyi tüketmek istediklerini göz önüne alarak mutfağımızı şekillendiriyoruz.Örneğin, kilo vermek isteyenleri düşündük ve kendi diyet beslenme programımızı geliştirerek Meal Box Fit markamızla yeni bir abonelik servisine başladık.

Sporcular içinse yüksek protein içeren bir menü oluşturmaya çalıştık. Menülerimize salata, meyve, zeytinyağlı, tatlı veya içecek seçenekleri ekledik. Son dönemde ise salgının etkisiyle evden çalışmaya geçen, yemek yapmaya zamanı olmayıp sağlıklı beslenmek isteyenler için Evde Yemek Paket’ini çıkardık. Tüketicinin beklentilerini karşılayabilmek adına ihtiyaç ve taleplerini takip etmeye devam ediyoruz. Bir girişim olarak başlayan projemizin hayat bulmasını ve büyümesini bu vizyonla sağladık.

Meal-Box çalışma kadrosu kimlerden oluşmaktadır? Yemeklerin pişirilmesi, paketlenmesi ve ulaştırılması iş bölümleri nasıl yapılmaktadır?

Kendi kadromuzdaki personel ve bize dedikte olarak çalışan iş ortaklarımızdaki personellerle birlikte 72 kişi Meal Box operasyonlarında görev alıyor. Özel olarak hazırlanan menülerimiz son derece hijyenik mutfaklarımızda haftalık ve aylık olarak uzman şeflerimiz, gıda mühendisimiz ve diyetisyenlerimiz tarafından hazırlanıyor. Porsiyonlara ayrılan yemekler, yüksek gıda standartlarına sahip mutfağımızdan kişiye özel kaplara konulduktan sonra otomatik makinelerde el değmeden paketlenerek çıkıyor. Teslimatlar, ekibimiz tarafından güvenli olarak dezenfekte edilen kişisel servislere taşınarak  temassız bir şekilde gerçekleştiriliyor.

Meal- Box kurulduğu günden şu ana kadar ne gibi gelişmeler  ve değişimler yaşadı? 

İstanbul’da lezzetli ve sağlıklı yemek çözümünün az olması, sunum ve servis kalitesinin yetersizliği ve ev yemeğine duyulan özlem üzerinden yola çıkmıştık. 6 ay süren Ar-Ge dönemi ve titizlikle hazırlanan yemek reçeteleriyle, 2014 yılında Meal Box’ı kurduk. İstanbullulara restoran kalitesinde ev yemeği hizmetini paket servisle sunduk. Çok kısa bir sürede 34 şubeye ulaşarak 500 bin kişiye paket yemek servisi hizmeti verdik. Bu sürede sunum ve hizmetimiz iki ayrı ödüle layık görüldü. 2016 yılında tüketicilerimize tek öğün yemek aboneliği hizmeti vermeye başladık.

Tüketicilerimizi mutfak ekipmanı gerektirmeyen, servis elemanına ihtiyaç duyulmayan ve yıl boyunca yemek maliyetlerini düşüren hizmetimizle tanıştırdık. 2017 yılında diyet yemek aboneliği markamız olan Meal Box Fit’i de hizmetlerimize ekledik. 2018 yılında özel beslenme (protein, glütensiz, vegan, şeker ilavesiz) paketlerini hizmetlerimize dahil ettik. 2020 yılına geldiğimizde, pandemiyle beraber evden çalışma sistemine geçmemiz, çalışanlar için yemek yapmayı ayrı bir dert haline getirdi. Biz de bu soruna çözüm olarak olarak “Evde Yemek Paketini” ürettik.

Evde Yemek Paketi’miz ile çalışanlara paket içerisinde, sağlıklı ve hijyenik besinlerden oluşan 12 kap yemek imkanı sunduk. Bugün Meal Box olarak İstanbulluların en büyük kapıya yemek servisiyiz. Düzenli yemek ihtiyacı olan, lezzetinden ödün vermeden diyet yapmak isteyen ve acil yemek çözümü arayan tüm İstanbulluların her zaman yanındayız.

Pandemi süreci Meal-Box ve paketli yemek işlemlerini nasıl etkiledi? 

Açıkçası başlangıçta salgından olumsuz etkilendik. Birden abonelikler askıya alınmaya başladı.Evden çalışma modeline geçen iş yerleri alımlarını durdurdular. Ancak sonrasında, çalışmaya devam eden iş yerleri yemekhanelerinin ve restoranların kapanmasıyla yemek çözümü için bizi tercih etmeye başladılar. Bu talepler kısa sürede çığ gibi büyüdü ve kriz bizim için bir fırsat oldu.

Meal Box olarak, paketli yemek abonelik pazarı ile ilgili bilgi bankamızdan toplanan verilerden elde ettiğimiz sonuçlara göre; 2020’nin ilk çeyreğine göre paketli yemek pazarı 5 kat büyüdü. Tüm verileri analiz ettiğimizde tahminimiz; Mart ayının başından bu yana yeni abone sayısında 25 bin kişilik artış oldu. Sadece Meal Box’ın müşteri iletişim merkezimize gelen çağrılarda ve site trafiğinde de yine 5 katı artış kaydettik. Son dönemde kurumsal müşteri talepleri hızla arttı. Bu artış, Meal Box’ın iş yerleri aboneliklerini tüm abonelikler içinde %70 oranına çıkardı.

Çalışanlar bazı durumlarda bireysel abonelikle bize geliyorlar. Bazı durumlarda ise kurumlar çalışanları adına bu aboneliği üstleniyor. Daha çok KOBİ’ler bu şekilde ilerliyor. Ancak pandemiyle birlikte büyük kurumlar da bizden destek almaya başladı. Çünkü, büyük kurumlarda kademeli çalışma sistemine geçildi. Bu durumda şirket içinde konumlanan büyük mutfaklar kaldırıldı, kapandı.

Çalışanlar tabldot yemeği ya da sürekli dışardan yemek söylemeyi istemedikleri için sağlıklı paketli sıcak ev yemeklerine yönelimi artırdı. Biz, verdiğimiz hizmetle kurumların da çalışanların da işini kolaylaştırıyoruz. Hem böyle bir dönemde çalışanları hijyenik önlemlerimizle ve sağlıklı ev yemeklerimizle koruyor hem de sıcak bir şekilde masalarına getirdiğimiz yemeklerle zamandan tasarruf etmelerini sağlıyoruz.

Meal-Box olarak gelecekte kendinizi hangi noktaya taşımak istiyorsunuz? İleriye dönük planlarınız nelerdir? 

Bizim işimizin varlık sebebi, insanların her türlü yemek ihtiyacını kapılarına planlı şekilde getirmek. Taze, sağlıklı ve lezzetli yemekleri İstanbul’un her noktasına, zamanında ulaştırıyoruz. Önümüzdeki süreçte dağıtım ağımızı Türkiye’nin diğer illerine yaymak istiyoruz. Öncelik olarak Türkiye’de, sonrası da ise uluslararası yatırımcı desteğiyle bizim iş modelimize uygun olan pazarlara yönelmek hedefindeyiz.

Yakın zamanda online ve fiziksel süpermarketler, benzin istasyonları, kahve zincirleri gibi noktalarda satılmak üzere; paketli, tek kullanımlık kaplarda, kısa raf ömürlü yemek ürünlerimizi piyasaya süreceğiz. Hedefimiz bu pazarı Türkiye’de yaratıp, lideri olmak. Paketlerimizi de ihtiyaçlara göre yeniliyoruz. Hedef kitlemizi kurumsal ve bireysel olarak genişletiyoruz.

Haziran ayında Çorbada Tuzun Olsun Derneği’nin desteğiyle başlattığımız, hızla büyüyen ve bizim için çok anlamlı olan sosyal sorumluluk projemizden bahsetmek isterim.Hepimiz, pandemi süreciyle birlikte alışık olmadığımız, zor zamanlardan geçiyoruz. Bu süreçte sahip olduğumuz şeyleri paylaşarak birbirimize destek olmamız çok önemli düşüncesindeyiz.Bu düşünceden hareketle en iyi bildiğimiz işle ihtiyacı olanlara destek olalım dedik ve Çorbada Tuzun Olsun Derneği ile birlikte “Askıda Yemek Var” projesini hayata geçirdik. Bu proje ile İstanbul’da yaşayan evsizlerin beslenme ihtiyaçlarını karşılamayı hedefledik.

Haziran ayında hayata geçirdiğimiz “Askıda Yemek Var” projesi ile şu ana kadar neredeyse 45 bin kap yemek askıya bırakıldı.Destekte bulunmak isteyenler web sitemize girerek diledikleri kadar yemeği askıya bırakabiliyor. Askıya bırakılan her 4 öğün yemek desteği karşılığında askıya 1 öğün yemek de biz ekliyoruz. İhtiyaç sahipleri için özel olarak paketlenen ve tek kullanımlık ambalajlarda hazırlanan paketler, ÇOTUN görevlileri tarafından evsizlere teslim ediliyor.İnanıyoruz ki, önümüzdeki yıl projemiz daha fazla kişiye ulaşacak; yardımlar kısa sürede çığ gibi büyüyerek evsizlerin açlık sorununa çözüm olacak.

RÖPORTAJ:GİZEM YARALI

KOBİLIFE

Diğer Makaleler

İlginizi Çekebilir