“Yaratıcılık kriteri ön plana çıkıyor”

Monador Otomatik Kapı Sistemleri Yönetici Ortağı İpek Bingöl, 33 yıllık bir KOBİ’nin dijital dönüşümünü tasarlayan kişilerden biri olmanın kendisi için çok heyecan verici olduğunu söyledi. Monador olarak örnek ve uygulanabilir bir model tasarlamanın  en birinci hedefleri olduğunu belirtti.

Bingöl, “Dışarıdan aldığım projeler içinde kendime koyduğum kriter eğitim ya da kadın istihdamı kapsamında sürdürülebilirlik projeleri olan firmaları önceliklendirme yönünde. Bu kapsamda biri İngiltere diğeri Amerika’dan olmak üzere 2 büyük proje ile stratejik çalışma içerisindeyim” dedi.

Kendinizi kısaca tanıtır mısınız?

1986 yılında İstanbul’da doğdum. Robert Kolej’den mezun olduktan sonra Sabancı Üniversitesi’ndeki ilk 3 yılımda Bilgisayar Mühendisliği okudum. Daha sonra Üretim Sistemleri Mühendisliğine geçiş yaptım ve bu bölümden mezun oldum. Mevcutta danışmanlık verdiğim kurumsal firmaların ve start-upların yanı sıra 2019 yılı itibariyle aile şirketimiz olan otomatik kapı sektörünün öncü kuruluşu olarak 33 yıldır Türkiye’de faaliyet gösteren Monador Otomatik Kapı Sistemleri’nde yönetici ortak olarak faaliyet göstermeye başladım.

Başarı sizin için ne anlam ifade ediyor?

Bugün geriye dönüp baktığımda “başarı” kelimesinin ifade ettiği alt anlamların kariyerimle paralel olarak evrildiğini söyleyebilirim. Büyük firmalarda büyük bütçeler yönetirken yıl sonunda bu bütçeleri her anlamda en verimli şekilde kapattığıma emin olmak benim için önemli bir başarı kriteriydi. Hâlâ çok önemli olduğunu düşünüyorum ve bu firmalarla aynı dili konuşarak bağımsız projeler yapmaya devam ediyorum. Bu bütçeler ile hayata geçirilen projeler Türkiye ekonomisine pek çok anlamda en faydalı şekilde geri döndürülmeye çalışıyor. Bu firmaların kadın ve çocuk istihdamı konusunda çok değerli projeleri hayata geçirebilme güçleri bulunuyor.

Start-uplarla genç ve çılgın fikirleri birtakım bürokrasiler olmadan tartışabiliyor olmak ufkumu pek çok alanda farklı bir noktaya taşıdı; olmayanı var etmek ve bunu hep beraber yapmaya çalışmanın motivasyonu beni gönüllü projelerde daha da çok yer almaya yöneltti.

Aile şirketimize danışmanlık vermek ve firmamızı start-up vizyonunda ileriye taşımak en büyük motivasyonlarımdan biri diyebilirim.

“Para”yı bir enerji formu olarak gördüğümü belirtmek istiyorum; sahip olduğumuz donanımı bir sonraki aşamaya taşımak ve etrafımıza faydalı olabilmek için de önemli bir unsur. Başarıyı, böyle bir dönemde etrafımıza kattığımız ek değerlerin ne olduğuna bakarak anlamlandırıyorum.

İyi bir iş kadını olmak için eğitim hayatı sizin için ne ifade ediyor?

Bu konu özellikle son dönemde daha da önem kazandı diyebilirim. İş hayatındaki bazı önemli kararları refleks olarak verebilmemin altyapısında eğitim hayatımdaki donanımdan geldiğini söyleyebilirim. Rakamları düşünmeden içselleştirerek egzersiz edebilme yetimin ve kod yazabilen bir pazarlamacı olmanın beni iş hayatında bir adım öne taşıdığını söyleyebilirim. Özellikle dijitalleşen dünyamızda veri-sonuç odaklı şekilde düşünebilen ve bunu yaptığı işe yansıtabilen kişilerin iş hayatında daha da önem kazanacağını düşünüyorum.

Günümüzde iş hayatına girmek isteyen kadınlara tavsiyeleriniz nedir?

Cinsiyet farklılıklarının iş hayatında kendine has güçlü yönleri olduğunu düşünüyorum. Kadınların sezgisel ve doğuştan gelen yaratım güçlerini yaptıkları işlere yansıtmalarını tavsiye edebilirim. Bunun için de bulunduğumuz yeni dönem işe alımlara bakacak olursak “yaratıcılık” kriterinin bir hayli ön plana çıktığını söyleyebilirim. Bunun yanı sıra iş hayatı ile kişisel hayatı ayırt edebilen ve ikisine de aynı özeni veren kadınların iş dünyasındaki dayanıklılığının daha fazla olduğunu gözlemlediğimi söyleyebilirim.

RÖPORTAJ: GİZEM YARALI

KOBİLIFE

Diğer Makaleler

İlginizi Çekebilir