Avrupa’nın iki buçuk katı kadar cep telefonuyla konuşuyoruz

Mobil Telekomünikasyon Operatörleri Derneği(m-TOD) Yürütme Kurulu Üyesi ve Kamu İlişkileri Direktörü Tolga Ertuğrul, “Devletimizin uyguladığı yerlilik politikaları çerçevesinde, ülkemizde yerli ve milli bir iletişim teknolojisi, ARGE ve üretim kapasitesinin varlığı önem arz etmektedir.Bu noktada, söz konusu ekosistemin kurulmasında ve sürdürülmesinde KOBİ’lerimizin rolünün büyük olduğunu düşünüyoruz. Bu alanda yatırım yapan işletmeler için sadece ülke içi ticaretle sınırlı olmayan ve ötesine geçen ciddi bir uluslararası ticaret ve iş birliği fırsatının olacağı değerlendirilmektedir” dedi.

Faaliyetlerinizden bahseder misiniz?

Mobil Telekomünikasyon Operatörleri Derneği (m-TOD), mobil iletişim sektöründe faaliyet gösteren Turkcell, Türk Telekom ve Vodafone tarafından Mayıs 2016’da kurulmuş ve 2017 yılında aktif olarak faaliyetlerine başlamıştır.

Türkiye’nin mobil iletişim teknolojilerinde öncü, yenilikçi ve lider ülke olma hedefine katkı sağlayan ana oyunculardan biri olmayı amaçlıyoruz. Sektörde etik, etkin, rekabetçi ve liberal bir anlayışın hakim kılınmasına doğrudan katkıda bulunarak, operatörler ile kamu paydaşlarımız arasında işbirliği alanları oluşturmayı hedefliyoruz.

Temel gayemiz; kamu yararı sağlamak, global pazarlardaki gelişmeleri takip etmek ve üyelerimizin menfaatlerini korumaktır. m-TOD, hem Türkiye’de hem de uluslararası arenada; kamu, özel sektör, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarıyla işbirlikleri geliştirmekte ve telekomünikasyon sektörüne ilişkin politika geliştirme ve düzenleme yapmaya yönelik tüm süreçlerde etkin bir rol üstlenme amacındadır. Yukarıda yer verdiğimiz amaçlara ulaşmak için Dernek ekibimiz ve üye operatörlerimiz tarafından oluşturulan çok sayıda çalışma grubumuz söz konusudur.

Dijitalleşme, ikinci el cihaz ekosistemi, sürdürülebilirlik, mobil afet uygulaması vb konularda periyodik olarak toplanan bu çalışma gruplarında elde edilen çıktıları, Yürütme ve Yönetim Kurullarımızda istişare ettikten sonra kamu kurumları ve ilgililerle paylaşarak sektörümüzün gelişmesi için gerekli adımların atılmasını sağlamaya çalışıyoruz.

Türkiye’de mobil telekomünikasyon sektöründe son dönemde neler yaşandı? Pandeminin bunda rolü nedir?

Sektörümüz 4.5G’nin kullanıma sunulduğu Nisan 2016’dan bu yana güçlü altyapısı ile her  yıl artan talebi karşılamaya devam ediyor. 2016 yılı sonrasında abonelerin cep telefonlarının  4.5G’ye uyumlu hale gelmesi ile birlikte 4.5G abone sayısı yıldan yıla arttı ve bu da  özellikle mobil data kullanımı tarafında kendisini gösterdi. Önceki dönemde birkaç yılda gördüğümüz yükselişi geçtiğimiz sene pandemi sayesinde bir yıl içerisinde görmüş olduk. Mobil data kullanımında yüzde 45’lere varan bir artış görüldü.

Şüphesiz evden eğitimin ve mobil çalışmanın yaygınlaşması bu artışı yoğun şekilde destekledi. Acil müdahalelerde ve iletişimin sürekliliğinin sağlanmasında görevli elektronik haberleşme sektörü çalışanları, sokağa çıkma yasağı uygulamalarından muaf tutulmuş ve kritik roldeki bu personellerimizin özverili çalışmaları sayesinde iletişimin kesintisiz olarak sürdürülmesi sağlanmıştır.

Baz istasyonlarının kurulumu ve işletilmesi konularında düzenlemeler içeren ve 17 Kasım 2020 tarihinde yürürlüğe giren İmar Kanunu değişikliği ile elektronik haberleşme istasyonlarının ruhsat ve izin süreçlerine ilişkin olarak yıllardır süregelen anlaşmazlıklar ve muğlak konular giderildi. Uzun süredir devam eden mevzuat değişikliği çalışmaları İçişleri, Çevre ve Şehircilik, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlıklarının ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun kıymetli destekleri neticesinde olumlu sonuçlanmıştır.

Böylece elektronik haberleşme ekipmanlarına belediyeler tarafından yapılan müdahale, mühürleme ve yıkım riskleri büyük ölçüde bertaraf edildi, en kritik kamu hizmetlerinden birisi konumundaki haberleşme hizmetlerinin kesintisiz sunulabilmesine yönelik hakkaniyetli bir yasal zemin tesis edilmiş oldu. Bunun yanında, Ticaret Bakanlığı tarafından Ağustos 2020’de “Yenilenmiş Ürünlerin Satışı Hakkında Yönetmelik” yayımlandı ve sertifikalı ikinci el cihaz satışlarının önü açılmış oldu. Şubat 2021’de de TSE tarafından bir standart doküman yayımlanarak ikinci el cihaz satışı yapan iş yerlerine standart getirildi. Bu sayede, vatandaşların belirli standartlarda yenilenerek garantili şekilde sunulan ikinci el cihazlara erişimi mümkün hale gelecektir. Sertifikalı ikinci el cihaz piyasasının gelişimi için bu adımları çok önemli görüyoruz.

Türkiye’de telekomünikasyon alt yapısında ne seviyedeyiz? Hala internetin bulunmadığı yerlerin olduğunu biliyoruz. Köylerde çocukların eğitim platformlarına ulaşımı vb. konularda ne söylemek istersiniz?

Öncelikle şunu belirtmek isteriz ki, internetin bulunmadığı yerleşim yeri sayısı ülkemizde  yok denecek kadar azdır. Üye operatörlerimizin yaygın ve güçlü altyapıları ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızın “Evrensel Hizmet Projesi” kapsamında kurdurduğu sahalar sayesinde ülkemizde %99,7’nin üzerinde bir mobil geniş bant kapsamasına erişildiğini söyleyebiliriz. Ülkemiz mobil haberleşme altyapısında ileri seviye ülkeler arasındadır; nitekim Dünya GSM Birliğinin (GSMA) her yıl güncellediği mobil bağlantı endeksinde altyapı ile içerik ve hizmet kalitesindeki başarılarımız ile yıllardır üst sıralarda yer almaya devam ediyoruz. 2019 yılında 13 Milyar TL seviyesinde gerçekleşen elektronik haberleşme sektörü yatırımlarının 2020 yılında yüzde 30 artarak 16,6 Milyar TL (10 Milyar TL’si mobil altyapı yatırımıdır) düzeyine ulaşması başarının tesadüf olmadığını gösteriyor.

Cep telefonuyla konuşma istatistiklerine göre Türkiye diğer ülkelere nazaran istatiksel olarak ne durumda?

2020 yılı sonu rakamlarına baktığımızda Avrupa’da abone başına ayda 230 dakika konuşulurken, ülkemizde bu rakamın 557 dakika olduğunu görüyoruz. Bu demek oluyor ki, Avrupa’nın iki buçuk katı kadar cep telefonuyla konuşuyoruz. (Türkiye’den sonra en çok konuşan ülke 363 dakika ile Makedonya’dır)Pandemi döneminde mobil internet kullanımı artarken cep telefonuyla konuşma oranı da arttı. Bir önceki yıla göre 2020 yılında aylık ortalama 100 dakika daha fazla cep telefonuyla konuştuk.

Global pazarlardaki gelişmelerin Türkiye’ye etkisi ne oldu?

Birçok sektörün olumsuz etkilendiği bu dönemi telekomünikasyon sektörü zorluklara rağmen büyüyerek geçirdi. Eğitim, uzaktan çalışma ve video konferans uygulamalarının yaygın kullanımı ile video akış hizmetlerine olan talepteki artış sektörü pozitif olarak etkiledi. Mevcut ve yeni servisler ile desteklenecek talebin büyümeye devam edeceğini öngörüyoruz.

Türkiye’deki telekomünikasyon pazarının büyüklüğü nedir ve kaçı aktiftir?

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun verilerine göre ülkemizde elektronik haberleşme sektöründe faaliyet gösteren 452 adet yetkilendirilmiş işletmeci bulunuyor. Bunlar arasında m-TOD üyesi olan 3 işletmeci GSM ve IMT-2000/UMTS hizmeti sunarken (2G, 3G ve 4.5G hizmetlerini kastediyoruz), uydu haberleşme, kablo TV, sabit telefon, altyapı işletmeciliği ve internet servis sağlayıcılığı hizmeti sunan birçok işletmeci bulunuyor. Bu işletmeciler arasında ulusal düzeyde hizmet sunanlar bulunduğu gibi faaliyetlerini yerel düzeyde sürdüren işletmeciler de bulunuyor.

Öte yandan ülkemizde 2020 yılı sonu itibarıyla 75,9 Milyon 4.5G abonesi, 4,3 Milyon 3G abonesi ve 1,9 Milyon 2G abonesi bulunmaktadır. Makinalar arası iletişim (M2M) abone sayısı ise 6,4 Milyondur. Nüfusa göre mobil yaygınlık oranı %98,2 düzeyindedir ki 0-9 yaş arası nüfusu hariç tuttuğumuzda bu oran yüzde 106,7’ye ulaşmaktadır.

ÖZEL RÖPORTAJ: GİZEM YARALI

KOBİLIFE

Diğer Makaleler

İlginizi Çekebilir