3 aylık cirosu 20 milyon TL’yi buldu, BonaBant yatırıma devam dedi

BonaBant Yönetim Kurulu Başkanı Nida Beyoğlu Arslanlı ile firmanın çalışmalarını masaya yatırdık.

Kaliteli ürünlerimizi online satış kanallarımızda bulabilirsiniz

BonaBant’ı kısaca okuyucularımıza tanıtır mısınız?

Mersin’de 2018 yılında Aykut Gıda ambalaj çatısı altında koli bandı sektöründe faaliyetlerine başlayan BonaBant, Türkiye’nin 1. akrilik üreticisi firması olarak üretimlerine ara vermeden devam ediyor. 3 milyon dolar yatırımla kurulan ve yönetim kurulu başkanlığını yürüttüğüm BonaBant markası olarak, pandemi döneminde de yoğun olarak faaliyetlerimize devam ediyoruz. Hizmetlerimizin arasında istenilen boyda bobin ebatlama, tutkallı-tutkalsız BOPP film bobin (1.60 cm ve 1.28 cm) tedariki ile birlikte çeşitli ölçülerde renkli ve şeffaf koli bandı toptan ve perakende satışlarımız bulunuyor. Ürün gamımız arasında; koli bandı, akrilik bant, baskılı bant, hotmelt bant, streç, jumbo bobin bulunuyor. Online satış kanalında ürünlerimiz Aliexpress, Amazon, Hepsiburada, N11 ve Trendyol’da sitelerinde yer alıyor.

3 aylık ciromuz yaklaşık 20 milyon TL’yi buldu

Firma olarak hedef ve yatırımlarınız hakkında bilgi verir misiniz?

3 vardiya olan sistemimizi hiç düşürmeden, verilen izinler doğrultusunda çalışmalarımızı sürdürdük. Siparişlerimiz yoğun olarak devam ediyordu. 3 aylık ciromuz yaklaşık 20 milyon TL’yi buldu. Bu da Bonabant’ın başarısını gösteriyor. Öncelikli hedefimiz daha fazla çeşit üretmek, koli bandı üretimini artırmak, yurt dışı pazarında ihracat yapmak, daha çok istihdam sağlayabilmek, Bonabant’ı geniş kitlelere sunmak ve tanıtmak, tüm çalışanlarda kalite bilincini tesis etmeyi hedeflemekteyiz.

Sektör olarak dışa bağımlılık söz konusu

Tercih edilmenizdeki nedenler nelerdir, müşterilere hangi katma değerleri sağlıyorsunuz?

Halihazırda ülkemize yurtdışından ithal edilmekte olan yapışkanlı koli bantları, bioryente polipropilen film tesisimizde ürettiğimiz yapıştırıcı tutkal ile birlikte işleyerek Jumbo bobinlerde yapışkanlı şeffaf bant (scotch tape) üretilmektedir.

Türkiye bant sektöründe maalesef ham maddeyi işlemede yetersiz kalan eski teknolojiler kullanıyor ve bu yüzden de ürünler daha pahalıya satılıyordu. O yüzden sektör olarak bir dışa bağımlılık durumu söz konusu. Biz bu konuda bir adım attık ve şöyle bir yol izlemeye başladık; öncelikle ürünü alıyoruz, üretim merkezimizde tutkallıyoruz ve insanların dışa bağımlılığını kesiyoruz. Yani ithalatın önünü kesiyoruz. Jumbo olarak 80’e yakın müşterimiz var. Hepsi de ithalat bağlantılıydı ve daha sonrasında bizi tercih etmeye başladılar. İlk olarak şeffaf renksiz bantla başladık, sonra pazarın talepleri ile birlikte çeşitli renklerde bant üretmeye başladık.

En geç 3 gün içerisinde ürün teslimatını gerçekleştiriyoruz

Aynı zamanda kısa bir süre içerisinde dış pazarda kendimize bir yer bulduk ve kendinden emin bir duruş sergiledik. Daha sonrasında tam otomatik bir makine aldık ve hem piyasa hem de ihracatı çoğaltma hedefimiz başladı. İthalatta sipariş verirken ürün ortalama 40 gün gibi bir sürede geliyor ve verdiğiniz siparişin çoğunu ödemek durumunda kalıyorsunuz. Mesela 10 konteyner ürün siparişi verdiniz ve yaklaşık 250 bin dolar gibi bir rakam tutuyor. Bunun yüzde 30’unu ödemek zorunda kalıyorsunuz. Yani para elinizde kalmıyor ve dışarıya sürekli ödeme yapıyorsunuz. Gümrük masrafı, vergi gibi durumlarda ekstra bir maliyetle karşılaşıyorsunuz. Bunun dışında ithalatta ürün sipariş ederken belirli bir hacmin üstünde sipariş vermeniz gerekiyor. Bizde ise stokla çalıştığımız için en geç 3 gün içerisinde ürün teslimatını gerçekleştiriyoruz. Herhangi bir sınırlama olmadan ürün siparişi alabiliyoruz. Bununla birlikte firmaları birçok ekstra maliyetten kurtarıyoruz. Bu da sektörde bizim tercih edilmemize neden oluyor. Bu anlayışla hareket ederek ithalatın önüne set çekmek istiyoruz.

Yeni pazarlar oluşturmak istiyoruz

İhracat odaklı çalışmalarınız hakkında bilgi verir misiniz?

Bant kısmı için konuşacak olursak, ihracat yapmak çok zor. Ham maddeyi üreten birçok ülke var. Ürünü burada üretmek için 100 milyon dolar gibi bir bütçeyle yatırım yapmanız gerekiyor. Bu yüzden ürünün ham maddesini dışarıdan alıp ürünü burada işleyip iç piyasa ve ihracatını yapmak daha cazip geliyor. 2020 yılı içerisinde İngiltere, Almanya, Azerbaycan, Amerika, Irak, Tunus ve İran’a ihracat yapıyoruz. 2021 yılında bu ülkelerdeki pazar payımızı korurken, aynı zamanda kendimize yeni pazarlar oluşturmak istiyoruz. Bu anlamda en çok önem verdiğimiz bölge Avrupa pazarı. Avrupa’da ihracat yaptığımız ülke sayısını daha yukarılara çekmek ve hacmimizi artırmak hedefindeyiz. Birçok ülke ile temas halindeyiz ve bu ülkelerin pazarlarına girebilecek kalitede ürün ve alt yapıya sahibiz. Sektörde dışa bağımlılığın önüne geçmek isterken, bir taraftan da ihracatçı üretici pozisyonumuzu da korumak için çalışacağız.

Üretim yaptığınız Mersin şehri ve bölgesiyle ilgili yorumlarınızı alabilir miyiz?

Gelişen yapısıyla Mersin sanayisi, Türkiye’nin en güçlü sanayi bölgesi olan Marmara havzasının tek alternatifi konumundadır. Türkiye sanayisinin kalbi durumunda olan Marmara havzası artık neredeyse yüzde yüz doluluk oranına ulaşmıştır. Her geçen gün gelişen Mersin sanayisi; limanıyla, serbest bölgesiyle Türkiye’nin ikinci sanayi üssü olma yolunda hızla ilerliyor. Mersin-Tarsus Organize Sanayi Bölgesi’nde şu an 3. bölgedeki inşaat çalışmaları devam etmekte. 2021 yılı içerisinde burada bulunan tüm yatırımların faaliyete geçmesi planlanmakta. MTOSB 3. bölgede yaklaşık 5 bin kişi istihdam edilecek. Akabinde tüm çalışmaları yapılan ve bakanlık onayı beklenen 4. bölgenin arsa tahsislerinin yapılması planlanıyor. Şu anda MTOSB 4. bölge için 300 başvuru yapıldığını ve yatırım iştahının artarak devam ettiğini gözlemlemekteyiz. Yanı sıra Tarsus Organize Sanayi Bölgesi ve Mersin Tarsus Tarımsal Ürün İşleme İhtisas Organize Sanayi Bölgesinde çalışmalar hız kazandı. Bu bölgelerin faaliyete geçmesi ile birlikte Mersin’de toplamda 6 OSB faaliyete geçmiş olacak. Bu hem üretim açısından hem de istihdam açısından çok önemli.

Zam artışları sektörümüzü geriye götürüyor

Pandemi dönemiyle birlikte sektörümüzde hammadde sorunu ortaya çıktı. Son günlerde hammadde fiyatlarına yapılan zamla birlikte zor günler geçiren bant sektörü olumsuz yönde etkilenmeye devam ediyor. Kimyasal ve plastik hammaddelerindeki zam artışı piyasayı ve toptancıyı olumsuz etkiledi. Mevcut hammadde artışlarından dolayı kimyasal ve plastik hammaddelerinde yaşanan sorun hala devam ediyor, sektördeki birçok firmanın siparişleri iptal ettiğini görüyoruz.  Firma olarak güçlü bağlantılarımız sayesinde hiçbir tüketicimizin siparişini iptal etmedik ve mağdur olmamaları için elimizden geleni yaptık. Bundan sonraki süreçte de siparişlerimizi göndermeye devam edeceğiz. Bant sektörü Türkiye’nin ihtiyacı olan bir sektördür. Dışa bağımlılığı azaltmak için bu sektörün canlı tutulması gerekiyor. Bizler üreticiler olarak üzerimize düşeni yapıyoruz. Fakat yapılan zam artışları sektörümüzü geriye götürüyor. Bunun için önemli adımlar atılması hem sektörün hem de ülkemizin yararına olacaktır.

ÖZEL HABER

Ahmet Doğan-KOBİLIFE

Diğer Makaleler

İlginizi Çekebilir